Kış ayları hepimiz için tartı dengesinin bozulduğu aylar. Günler kısalıyor, evde daha fazla zaman geçiriyoruz, sosyal aktivitelerimizin yerini televizyon izlemek alabiliyor, televizyon karşısında atıştırmalara başlıyoruz, depresif moda giriyoruz.
Farkında olmadan kilo almaya başlıyoruz, bağışıklık sistemimiz düşüyor, gribal enfeksiyonlar kendini gösteriyor.
Sonra hop yaz ayı geliyor. Tatiller, düğünler içine girilemeyen elbiseler, iki üç haftada koca bir kışta alınan fazlalıklardan kurtulma çabası ve başarısızlıklar. Her yıl aynı pişmanlıklar...
Derler ki ‘Kurt kışı geçirir ama yediği ayazı unutmaz.’ Unutmasakta her yıl aynı kısır döngüde devam ediyoruz. Ama bu yıl kısır döngüyü kırma zamanımız geldi.
Kurt bu yıl kararlı! Yediği ayaza takılı kalmıyor sağlıklı besleniyor, sporunu ve meditasyonunu yapıyor.
Kurt, yaza fit girmeye odaklanıyor ve ayazın hediyelerini kabul ediyor diyelim mi? Peki nelermiş ayazın hediyeleri diyenler için;
Bu dönemde yetişen sebzeler tam da bağışıklık sistemimizi güçlendirecek antioksidan özelliğe sahipler. Bu nedenle meyve ve sebzeleri mevsiminde yemeliyiz.
Kış ayında sebzelerden; kara lahana, balkabağı, ıspanak, yer elması, havuç, karnabahar, brüksel lahanası, pazı, kereviz, pırasa, brokoliyi soframızdan eksik etmemeliyiz. Elma, portakal, greyfurt, muz, mandalina, ayva, nar, trabzon hurması, kivi gibi meyveleri de dengeli miktarda tüketmeliyiz.
Özellikle güçlü antioksidanlardan zengin olan narı kış aylarında evinizden eksik etmemenizi öneririm.
Ayazın hediyelerini kabul ederken ölçüyü de kaçırmamak gerekiyor. Bonus olarak size ölçüsü yerinde bir kış salatası tarifi vermek istiyorum.