Çocuk edebiyatı, tarihi gelişimi boyunca ciddi değişimlere uğradı. Artık çocuk kitaplarından beklenen görevler kökten değişmiştir. Önceleri amaç, çocuklara okuma yazma öğretmekti. Sonra ahlak kuralları eklendi. Ardından eğlendirmek ve bilimin temellerini öğretmek hedeflendi. Daha sonra çocukların dünyayı anlamalarına, düşünmelerine ve yaşam sorunlarını çözmelerine yardımcı olmak önem kazandı. Çocuk edebiyatının konuları sınırlıydı çocuğa her konuda yazmak doğru bulunmazdı.
Dünya değişti. Biz de değiştik. Son on yıllarda bu sınırlar ortadan kalkmaya başladı. Artık çocuklarla, daha önce yasaklı kabul edilen konular da dahil olmak üzere her konuda konuşuluyor. Çağdaş çocuk edebiyatı bu değişikliklere uyum sağlamak zorunda kaldı; aksi halde güncelliğini yitirebilirdi.
Peki ölüm, şiddet ve savaş gibi konuları çocuklarla konuşmak mümkün mü?
Bu soruyu bir topluluğa sorsam, muhtemelen farklı cevaplar alırım. Herkes kendi cevabını gerekçelendirecektir. Hatta bana soracaklar: Çocuklarınızın şiddet ve ölüm hakkında düşünmesini ister misiniz? Hayır, istemem! Ama gerçekliği de göz ardı edemeyiz. Çocuklarımızı korumak, sarsıcı durumlarla birden karşılaşmamalarını sağlamak ve onlara belirli bir hazırlık kazandırmak için bu konularda onları bilgilendirmeliyiz. Çünkü er ya da geç hayatın kötü yönleriyle karşılaşacaklar. En zoru da bu: Hangi yaştan itibaren çocuğu hayata bizsiz devam edecekleri hayata– hazırlamalıyız? İlginçtir ki, bu yaş sınırı giderek düşüyor. 7 yaş, 6, 5, 4...
Çocuklar daha hızlı büyüyor. Ancak çocuk hangi yaşta ve hangi şekilde bu konular hakkında bilgi edinecek bunu bilemiyoruz. Uzmanlar şöyle diyor: “Ne kadar erken profesyonel bir görüş duyarsa, o kadar iyi. Ne kadar erken olursa, çocuğun uyumu daha kolay olur.” Öte yandan, 3-5 yaşındaki bir çocuk neden kesik başlar veya kan hakkında bir şey duymalı? Ya da hangi şekilde duymalı? Aile ilişkileri ve aşk da çocuklara uygun olmayan konular arasında sayılıyor. Bu oldukça hassas bir konu.
Günümüzde çocuk edebiyatında hırsızlar, suçlular, hainler, ihanet edenler, çevre sorunları, hatta siyasetle ilgili eserlere rastlanabiliyor. Her durumda, çocuk edebiyatı çocukların ahlaki, entelektüel ve estetik gelişimlerine yönelik olmalıdır. Çocuk kitapları, bir çocuğun kişiliğinin oluşmasında büyük bir rol oynar. Günümüzde kitaba birçok alternatif var. İnternet ve sosyal medya mevcut. Çocuğu bilgisayardan ayırıp kitaba yönlendirmek kolay bir iş değil. Burada en büyük görev çocuk yazarlarına düşüyor. Peki, yerli çocuk yazarlarımız çağdaş okuyucuya ne sunabilir? İyiyi ve kötüyü nasıl tasvir etmeli, okuyucuya nasıl aktarmalı?
Öncelikle kitabı çocuğa eğlenceli bir şey olarak sunmak gerekir. Elbette, bilgisayar aracılığıyla renkli bir dünyaya adım atmak daha kolaydır. Ancak kitapta da bir dünya tasvir edilir; o dünyaya girer, orada yaşar, orada olanları hayalinizde canlandırırsınız. Kendinizi karakterlerle birlikte hayal edersiniz. Eğer çocukları kitap dünyasına çekebiliyorsak, doğru yoldayız demektir. Aksi halde hata bizde olacaktır.
Çocuklar için yazmak zordur: Basit ve eğlenceli yazılmalı, ilk satırlardan itibaren okuyucuyu kendine çekmelidir. Öyle kitaplar var ki, sadece çocukları değil, onların ebeveynlerini de ilgilendiriyor! İlgilenenler bu kitapları arayıp buluyorlar.
Son yıllarda, insanlığın geleceğini tahmin etmeye çalışan bilimkurgu türüne olan ilgi arttı. Mary Shelley, Jules Verne ve Herbert Wells’in döneminden bu yana, bilimkurgu yalnızca edebiyatın seyrini belirlemekle kalmadı, aynı zamanda kültürel, bilimsel ve teknolojik gelişimimize de katkıda bulundu. Elektrikli arabalar, uzay turizmi ve cep telefonlarına benzeyen ileri iletişim araçları ilk kez bilimkurgu aracılığıyla hayal edildi ve halka tanıtıldı. Hatta Google gibi bilgi devlerinin ortaya çıkacağı bile bilimkurgu eserlerinde öngörülmüştü. Neil Armstrong’un Ay’a ilk adım atması, bilimkurgu yazarlarının çok önceden hayalini kurduğu bir olaydı.
Bilimkurgu, savaşsız ve adil toplum modelleri oluşturarak daha iyi bir dünya hayal etme fırsatı sundu (Ray Bradbury, *Fahrenheit 451*). Bilimkurgu, küresel ısınma, enerji bağımlılığı ve modern teknolojinin kullanımı gibi önemli konulara değinerek değerli öngörüler sunar.
Son yıllarda kaliteli kitaplar ve kitap tanıtımları artmıştır. Hem tasarım hem de içerik açısından ilgi çekici kitaplar piyasanın hakimiyeti altına girmiştir. Dünya çocuk edebiyatı Azerbaycan Türkçesine çevriliyor. Klasik edebiyat yeniden yayımlanıyor. Çeşitli yarışmalar düzenleniyor. Elbette tüm bunların topluma olumlu etkisi var. Okuma oranı ve seviyesi artıyor. Bunu yaptığım sunumlarda, toplantılarda hissediyorum. Artık kitaba daha çok değer veriliyor, kitap daha sık hediye ediliyor.