Şu günlerde çağın hüsranla sonuçlanacak konusu okumuş, işşiz toplumlar ve yapay zekanın her işe hakim kılınması olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu konunun içselleştirilmesi ve düşünülmesi gerektiğine inanıyorum.
Son günlerde otuzlu yaşlarda akıbeti meçhul olarak akıllarda kalacak iç mimarlığı okumuş bir kadının işsiz kalma korkusuyla elinden imza alınarak ya çıkarsın ya da temizlik ve çay servisi yapacaksın baskısı altında ormana terapi için gitmesi ve ardından kaybolması, bu gidişin ve kaybolmanın sonunun ölümle sonuçlanması olarak karşımıza çıktı ne acıdır.
Önüne gelen yere üniversite açılan bir ülkede artık herkes mühendis, herkes mimar, herkes öğretmen, herkes sağlıkçı vs. Her alanda işsiz okumuş yığınlar topluluğu olduk maalesef. Emek marifete tabidir elbette...
Diplomalı, masa başı iş beklentisi olan yığınlar katlanarak artmakta ve toplumun psikolojisi gitgide bozulmaktadır. Bu da yetmezmiş gibi entegre olma açısında göçmenlerin işe alınma önceliği gibi bir mecburiyetin olduğu toplumda öz evlatlatımız üniversite okumanın boşluğu içindeler. Boşluğu derken gerçekten bomboş oturan, elinden hiç bir iş gelmeyen becerisi olmayan, üzerine okumanın sarhoşluğu çökmüş bir gençlik ürettik.
Beklentiler ve gerçek hayatta kalabilmek savaşı günbegün artmakta ve pahalılığın altında ezilen insanlar kadın erkek demeden çalişmak zorunda kalmaktadır. İnsanlar bu durumu aşmak için farklı arayışlara terapilere yönelmiş de olabilirler kimseyi de yargılama hakkımız bulunmaz.
Yılları okumakla geçmiş el becerisi olmayan bir gençlik var ortada. Yapay zekanın her alana hakim olduğu bir gelecekte zaten insana ihtiyac kalmayacak ve birilerine göre insan nüfusunun azalması gerekiyor.
Arada hak vermiyor değilim biliyor musunuz?
İnsanoğlu ve insankızları o kadar laçkalaştı ki bazen insanlığın sil baştan başlaması resetlenmesi ve yüce ruhun tekrar tertemiz olarak yeniden vücut bulması hakkımızda daha hayırlı mıdır diye düşünmüyor değilim!
Bilimin, ilmin, ruhun kötünün insiyatifine geçmiş bir topluluk mu geliyor? Alimler zalimlere mi dönüşüyor. Yoksa yüce Yaratan mı böyle istiyor ? Bilemiyoruz. Gelecekte iyinin ve doğrunun galip geldiği bir dünya umuduyla selametle...
SAHTE
Hakikat söyleyen diller çürümüş
Görmeyen gözleri gaflet bürümüş
İnsanlık yerlerde ahlâk erimiş
Gösteri dünyası bağışlar sahte
İlimler alimler duruşlar sahte.
Her türlü sofraya kursa bağdaşı
Kuş sütlü masalar nâmerdin aşı
Menfaati yoksa atıyor taşı
İşine gelmeyen vuruşlar sahte
İlimler alimler duruşlar sahte.
Sahtekâr yüzlerden bıktık, usandık
Söylenen her söze inandık, kandık
Her fetva vereni biz molla sandık
İbadet zikirler varışlar sahte.
İlimler alimler duruşlar sahte.
Duygular raflarda kutsal maddiyat
Para ilahlaşdı çöktü hissiyat
Kalmadı adalet ne de liyakat
Sevgiler yozlaşmış gülüşler sahte.
İlimler alimler duruşlar sahte
Riyakar insanlar sarmış dört yanı
Doymayan bir güruh bitmez talanı
Görünür gözüme kıyamet anı
Bütün kapılardan girişler sahte
İlimler alimler duruşlar sahte.
Selma Çanakçıoğlu 10 Mart 2022