beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort bayan escort beylikdüzü beylikdüzü escort
Bugun...


Sinem Menevşeoğlu

facebook-paylas
e-POSTA
Tarih: 20-10-2025 15:47:00 Güncelleme: 20-10-2025 15:47:00


Sana geldim, çaldım kapını… Sessiz bir çığlık atıyordum; yanındayken dahi kilometreler vardı sanki aramızda. Sen de üzgündün belki, ya da heyecanlı… Ama sırtını dayadığın o her neyse, sana anlam katıyor ve seni bir şiirin mısraları gibi özgün ve kıymetli kılıyordu.
 
Satır aralarında bulmaya karar verdim sonra seni. Aşındırdığım kapılar ardına kadar kapalı kalacaktı anlaşılan. Ama bir yolu olmalıydı beni sana kavuşturacak…Bir iz, bir detay, bir kelam...Ya da günler, belki de haftalar geçecekti. Ve belki, düşünmek bazen ulaşmaktan daha güç gelecekti. Bekleyecek, yorulacak, sabırsızlanacak; zaman zaman sinirlenecek, sonra yeniden meraklanacak ve anda kaybolacaktım. Hayallere dalmak için bir kez daha sevinecek, sebebim olacağı için mutlu olacaktım.
 
Geçen zaman olsa da, vaktin asla yitmediğine şahit olmanın ne tatlı bir duygu olduğunu sana bir diğer bekleyişin ödülünde anlatacaktım. Üç vakti içinde barındıran o muazzam sonsuzluğun tarifini yapmak, haykırmak, resmetmek ve dahi şarkısını söyleyecektim; geçmiş, şimdi, gelecek.
 
Sonra bir gün, bir kanun tınısıyla başlayan nağmelerin ardından çalan keman sesinde bulacaktım seni. “Sevgili” diye başlayacak o ilk kelamına dünyaları verecektim. Bir güvercin firarıyla ulaşacaktı beyazlar içindeki mevsimlerin karı, rüzgârı, güneşi, ayazı…Üstünde seni, zamanın acımasız hızından, meşrebinden, sihirinden, ekranından, sesinden koruyacak o zarfın kabul olmuş duası olacaktı bir de kendini zarfa yapıştırmış bir pul.
 
Devam edecektin; “Sevgili Dünya…
 
Söyleyecekleri çok, hikayeleri değişken olan insanlık… Yaşım sizden genç olsa da, tecrübeleriyle ahaliye örnek olacak anlatılara sahip bir ‘ben’in yansıması olacak söyleyeceklerim. Büyüttüğümüz çiçekler artık saksılara sığmaz oldu. Şehirler yıkılır bazen, yollar susar, kaldırımlar değişir. Lakin muhabbetler ağaç gibi köklü, deniz kadar coşkulu, gök kadar derindir. Bir sohbeti muhabbet yapan da bulduğun tattır zaten.
 
O güzel insanlara satırlarımda gizli olana beslediğim aşk ile yazıyorum şimdi. Kahkahaların gönlümün eğlencesi, ikramları bin yılın hatrı, sohbetleri yaşanmışlık kokan o sayfaları özledim çok. Betimlemelerin filmini izlediğim zamanların sahnesi saklı bende. Asfaltta çıplak ayakla koşan çocukların kahkahaları yankılanıyor sayfalarımda. Herkesin birbirini tanıdığı, dostluğun sokakta kurulduğu, telefonun değil taşın, topun, oyunun konuştuğu zamanların unutulmaz hikayeleri saklı beyaz kâğıtlarımda.
 
Düş mü, hayal mi artık o zamanlar? Kime sorsan, kime serzenişte bulunsam! Nazım yine sana, ey sevgili…
 
Kalemler artık ne yazar oldu, sayfaların içini ne doldurur? Peki pulların akıbeti? Yaşar mı hâlâ mürekkep? Onu artık sormuyorum bile.
 
Ama; ‘ama’, sen… Ne güzel bağlaçsın!
‘Yine de!’ der yüreciğin, bütün umudunla...
 
Kelimeler oldukça susmayacağımı haykırarak sözlerime son verirken, bu satırların kalbimden kopup geldiğini bilmeni isterim. Uzun uzadıya anlatamasam da hissettiklerimi, az da olsa dile getirebildiğimi umuyorum.
 
Kendine çok iyi bak.
En kısa zamanda görüşmek dileğiyle…
 
Sevgiyle,
MEKTUP


Bu yazı 441 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
YAZARLAR
HABER ARŞİVİ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


HABER ARA
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
YUKARI