beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort bayan escort beylikdüzü beylikdüzü escort
Bugun...


Turgut Tunç

facebook-paylas
Meşguliyet mi, Kalkan mı?
Tarih: 01-07-2025 11:26:00 Güncelleme: 01-07-2025 11:26:00


Bazen çok çalışıyoruz, çok koşturuyoruz, çok plan yapıyoruz… ama akşam olup başımızı yastığa koyduğumuzda içimizde tanımlayamadığımız bir yorgunluk kalıyor.
Hani her şeye yetişmiş gibi ama yine de bir şeyleri kaçırmış hissi…
Günümüz dolu geçiyor belki ama ruhumuz hep bir nefeslik boşluk arıyor.
İşte tam burada sormak gerekiyor:
Gerçekten meşgul müyüz, yoksa sadece dolu görünerek kendimizi avutuyor muyuz?
 
Meşguliyet, insanı önemli hissettiren bir kalkan mı?
Çünkü bazen iç sesimizi bastırmak için kendimizi dışarıya karşı “yoğun” göstermek kolay geliyor.
Boş kalınca düşünmek zorunda kalıyoruz, hissetmek zorunda kalıyoruz.
Oysa bazı şeyleri hissetmek kolay değil.
Bu yüzden sürekli bir uğraş, bir yetişme hâli…
Ama nereye?
 
Bu yoğunluk gerçekten mi var, yoksa görünmez bir yorgunluk duvarı mı örüyoruz kendimize?
Bazen o kadar çok şeyin peşinde koşuyoruz ki, neyi neden yaptığımızı unutur  hâle geliyoruz.
Belki de asıl yorgunluk, işlerimizin çokluğundan değil; iç sesimizi duymamak için kendimizi  sürekli oyalamaktan geliyor.
Kendimizle kalmaktan kaçtığımız anlarda, doluluğa sığınıyoruz.
Sessizlik yoruyor çünkü…
O sessizlikte ertelenmiş cümleler, duyulmamış hisler, yüzleşilmeyen sorular var.
 
Boş zaman, bir lüks gibi algılanıyor artık.
Takvimde boş bir gün varsa doldurulmalı… çünkü boşluk huzur vermiyor, telaş veriyor.
“Ne yapacağımı bilemedim” demek bile bazen utanılacak bir itirafmış gibi geliyor insana.
Ama gerçekten her anı doldurmak zorunda mıyız?
 
Gün bitiyor. Yoruluyoruz, evet… Ama bu yorgunluk hep koşturmaktan mı kaynaklanıyor,  emin değilim.
Bazen sadece durmadığımız için yoruluyoruz.
Kendimize hiç “Şu an gerçekten ne hissediyorum?” demediğimiz için.
Yetişiyoruz ama hissedemiyoruz.
Bir an durup derin bir nefes almaya ihtiyaç var belki de; öyle nefes almak için değil,  hatırlamak için…
 
Bir de unuttuğumuz küçük ama büyük ayrıntılar var:
Bir dostu gerçekten dinlemek…
Bir akşam vakti sadece yürümek…
Kendimize “bugün nasılsın?” diye sormak…
Bir tebessümün ardında yatan yorgunluğu fark etmek…
 
Oysa ben istiyorum ki…
Koşarken bile içimde bir sessizlik kalabilsin.
İnsanlarla sohbet ederken kendimle de bağ kurabileyim.
Yetişirken, tükenmeyeyim.
 
Kendime ait vakitler olsun,
dolu dolu değil… derin derin yaşadığım.
Kimseye yetişmek zorunda kalmadan,
kendime varmaktan korkmadan.
 
Ben böyle bir “ben” olmak istiyorum.
Peki ya sen?
 
Muhabbetle…


Bu yazı 2176 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
YAZARLAR
HABER ARŞİVİ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


HABER ARA
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
YUKARI