beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort bayan escort beylikdüzü beylikdüzü escort
Bugun...


Turgut Tunç

facebook-paylas
Geç Kalan Sarılmaların Adı: Torun
Tarih: 03-04-2025 01:01:00 Güncelleme: 03-04-2025 01:01:00


Yazıma size bir soru sorarak başlayayım:
Torun sevgisi çocuktan önde midir?
Hani derler ya “evlat evin direği, torun yüreğin çiçeği”… İşte tam da bu yüzden torun sevgisinin dili başkadır, tonu başkadır, dokunuşu başkadır. Ama ben hep şöyle düşünürüm: Torun, zamanında doyasıya sevemediğimiz evladımıza geç kalmış bir sarılış değil midir?
 
Eskiden büyüklerin yanında çocuk fazla sevilmezdi. Hele ki “kucağa alma, alışır”, “şımartma, yüz bulur” gibi laflarla büyüdü nice anne baba. Sevgi gösterilmezdi çünkü ayıplanırdı. Babasının yanında çocuğunu öpemeyen bir adam, dede olunca torunun yanağından inmiyor. Ninesiyle göz göze bile gelememiş bir kadın, torununa saçlarını örerken ninni söylüyor.
 
Bakarsınız mahalle fırının önünde bir dede, torunun eline sımsıcak bir simit tutuşturur. Gözlerinin içi parlar. Oysa kendi oğluna zamanında o simidi alamamıştı belki. Ya da bir nine, pazardan dönerken filesinden çıkan en taze elmayı torununa ayırır. Çünkü vaktiyle kendi evladına sadece “sabret” demişti, “şimdi değil” demişti.
 
Belki de en çok torunlar affettiriyor hayata geç kalmışlıklarımızı.
Belki de en çok onlar öğretiyor sevgiyi utanmadan vermeyi.
 
Anadolu’da derler ki: “Evlat bağdır, torun bahçe.” Bağa emek verilir, sulanır ama bahçede çiçekler açar, meyveler toplanır. Torun, emeğin meyvesidir sanki. Ve bu yüzden sevmek kolay, gösterilen sevgi de daha içten olur. Çünkü görev değil gönül devrededir artık.
 
Bir nine anlatmıştı bir gün bana:
“Evladımı büyütürken ellerim çalıştı, gönlüm sustu. Torunum gelince ellerim durdu, gönlüm konuştu.”
 
Ve işte tam burada bir şey daha oluyor:
Bir baba ile bir dedenin kalbi aynı, ama dili farklı oluyor.
Baba olan adam, çocuğuna karşı güçlü görünmek zorunda hissederken; dede olunca ağzı dualı, gözü yaşlı bir sevgi seline dönüşüyor.
Bir zamanlar “ekmek parası peşindeyim” diyen o baba, şimdi torununa “gel bakayım dedenin kuzusu” diye sarılıyor.
Evladına “ağlama, erkek adam ağlamaz” diyen o adam, torununun her düşüşünde kalbini yerden toplamaya çalışıyor.
 
Çünkü zaman insanı yumuşatıyor.
Çünkü torun, hayattan alınan derslerin bir özeti gibi.
Ve dede olmak, bir babanın ikinci kez sevebilme hakkı gibi.
 
Derler ya, “torun torbaya girince gönül doyarmış”…
Belki de her torun, geçmişin eksik bırakılmış bir cümlesini tamamlamak için gelir bu dünyaya. Dedeyi birden çocuk gibi güldürür, nineyi dualarla dolu bir şefkat yumağına çevirir. Ve o sevgi, hem evlada hem hayata geç kalmış bir sarılıştır aslında.
 
Şimdi dönüp kendimize soralım:
Geç kalan sevgileri torunlarla mı sarıyoruz, yoksa sevgiyi zamanında vermek hâlâ elimizde mi?
 
Muhabbetle…


Bu yazı 1288 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
YAZARLAR
HABER ARŞİVİ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


HABER ARA
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
YUKARI