Son günlerde bu cümleyi sıkça görür oldum sosyal medyada ya da bana rastlıyor.
"İyi sandığınız insanların çoğu, eline imkân geçmemiş kötülerdir."
Öyle midir gerçekten göreceli olarak değişik fikirlerin ortaya çıkacağından eminim.
Paranın, kadının, şöhretin, gücün insanoğlunu bozup bozmadığını onlara sahip olana kadar bilemeyiz.
Çevremizde eline fırsat geçse kınadığı her türlü kötü meziyeti yapacak insanlar da tanıyoruzdur çoğumuz.
Davulun sesi uzaktan hoş gelir misali bir durum olsa gerek. İşin gerçeği ise önceden konuşmak teorik, yaşayarak da pratiktir...Empati yapma becerisi ve ahlakı çoğu insanda gelişmemiştir
İnsan zalim, nankör, bencil ve tutkulara yatkın olsa da, ona kendini ıslah edecek davranışları gönderip haber veren bir Rab'bi olduğunu unutmamalı.
İki evliya kardeşin hikayesini bilirsiniz biri günahlardan uzak durmak için dağda çobanlığı seçer diğeri şehirde ayakkabı tamircisi olur.
Ona ziyarete geldiğinde kadın ayakkabısı giyene kadar dağdakinin nefsi devreye girer ve sonuçta önemli olan dağda sağlam durmak değil her türlü kötülüğün ve imkanın içinde sağlam durabilmek en onurlu davranış şeklidir.
Çoğu insanoğlunun ya da insan kızının eline büyük imkânlar geçseydi nasıl biri olurdu, çok merak ediyorum. Nefis var sonuçta. İmkân yokken konuşmak kolaydır. Peki ya imkâna kavuştuktan sonra?
Eline imkan geçse de eyleme geçirmeyen hakiki mana da Allah korkusu olan insanlardır. Kimse sınanmadığı günahın masumu değildir.
Kalkamadığından oturan insanlar azimli insanları kıskanır o da bir gerçek diyelim.
Artık öyle bir devirdeyiz ki kimse hakkına razı değil herkes hakkından daha fazlasını talep etme derdinde ve haksızlığa uğrayan kişiler tepki verince de kötü yaftası yapıştıran bir çok insan var. Kendi kötülüğüne bakmadan üstelik.
Selametle efendim...