|
Tweet |
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, Azerbaycan ziyaretine ilişkin değerlendirmesi şöyle:
'Çevre ve iklim hassasiyetimiz en üst düzeydedir ve öyle kalacaktır'
Katılımınızla Türkiye, Bakü’de düzenlenen COP29 İklim Zirvesi’nde en üst düzeyde temsil edilen ülkelerden oldu. Enerji üretiminde yenilenebilir enerji kaynakları AK Parti iktidarında yüzde 55’e kadar yükseldi ki bu bir rekor. Yeşil kalkınmayı milli bir mesele olarak gören Türkiye, az önce zatıalinizin de belirttiği gibi Avrupa’da beşinci, dünyada ise 11’inci sıraya yerleşti. Bu kapsamda değerlendirecek olursak 2053’e kadar sıfır emisyon hedefimiz gerçekçi mi ve bunu başarabilecek miyiz efendim?
İklim meselesi dünyanın önünde bulunan en kritik tespitlerden bir tanesi. Savaşları, çatışmaları, göçleri ne kadar önemsiyorsak bu meseleye de aynı ciddiyetle yaklaşıyoruz. Türkiye’de hükümet olarak bu konuda ilgili bakanlıklarımızla ne gibi tedbirler alabileceğimizin üzerinde ısrarla duruyoruz. Dünyamızın sınırlı kaynaklarını en verimli şekilde kullanmak ve insanlık olarak yüzyıllar boyunca gelişim göstererek oluşturduğumuz medeniyetimizi çok farklı bir seviyeye getirebilmek için tedbirlerimizi aldık, alıyoruz ve almaya devam edeceğiz.
Türkiye olarak bu konuyu önemsiyor ve üzerimize düşeni yapmak için azami gayret gösteriyoruz. Fakat sadece bizim ya da beraberimizdeki birkaç ülkenin gayretleriyle bu meseleye köklü ve kalıcı çözüm bulmak mümkün değil. Organize hareket etmeli, bu sorunun yükünü hep birlikte omuzlamalıyız. Bazı ülkeler iklim değişikliği ile eksiksiz mücadele ederken, bazıları kar hırsıyla alınması gereken tedbirleri görmezden gelir, hatta çevreyi daha fazla kirletmeye kalkışırsa bu problemin üstesinden gelemeyiz. Toplumların en küçük birimi ailelerden başlamak üzere, kurumlar, kuruluşlar, yerel yönetimler, sivil toplum, ülkeler ve uluslararası kuruluşlara kadar hedefe odaklanmış ve farkındalığı yüksek bir seferberlik haliyle bu küresel sorunu aşabiliriz.
Özellikle de iklim değişikliği ile mücadele konusunda yeterli kaynağa ve imkana sahip olmayan ülkelerin de mücadeleye katılımını sağlamak için finansman, teknoloji transferi ve kapasite gelişimi önemlidir. Sıfır Atık girişiminin öneminin her geçen gün daha çok anlaşıldığı günümüzde bu girişimin yaygınlaştırılması ve bir yaşam tarzına dönüşmesi için gayret gösteriyoruz. Çevre ve iklim hassasiyetimiz en üst düzeydedir ve öyle kalacaktır. Biz tedbirlerimizi şu ana kadar nasıl aldıysak, bundan sonra da almaya devam edeceğiz.
'Amerika ile çok farklı bir süreç başlayabilir'
Amerika Birleşik Devletleri’nde başkanlık yarışında ipi göğüsleyen Sayın Donald Trump oldu. Kendisiyle bir telefon görüşmesi de yaptınız. Yeni dönemde Türkiye-Amerika Birleşik Devletleri ilişkileri ile fırsatlar açısından ve riskler bağlamında Türk-Amerikan ilişkilerinin seyrini, bu yeni dönemi değerlendirmenizi rica edeceğim.
'Elon Musk ile işbirliği yapılabilir'
Trump’la görüşmenizde yanında Elon Musk ve oğlu da vardı. Ayrıca Elon Musk New York’ta Türkevi’nde görüştüğünüz zaman dışarıya elinde kitabınız “Daha Adil Bir Dünya Mümkün” ile çıkmıştı. Benim merak ettiğim husus bu noktada Elon Musk’la arada sırada görüşür müsünüz? Bunun yanında Türkiye’nin uzaya gitme çalışmaları olsun, teknoloji ile ilgili çalışmaları olsun bu noktada küresel düzlemde Türkiye’yi neler bekliyor?
Bu kampanyada Musk, Sayın Trump’ın yanında yer aldı. Bizi burada ilgilendiren konu Musk'ın uzay ve teknoloji alanında çalışan bir iş insani olması... Kendisi teknolojiyi yakından takip eden ve bazı ciddi teknolojik adımları da atan bir isim.
Türkiye'de kendisiyle bu konuyla ilgili bir görüşme yaptık. Son Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda Türkevi’nde kendisiyle görüştüğümüzde çocuğunu da yanında almış ve Türkevi’ne öyle gelmişti. Türkevi’ndeki görüşmemizde de samimi bir havada görüşmeyi yaptık. Türkiye'nin teknoloji alanında attığı atılımlar, dünyanın dikkatini çekiyor. Teknoloji tek başına ilerleyeceğiniz bir alan değil, mutlaka bazı iş birliklerine ihtiyacınız oluyor. Bu alanda iş birliği fırsatlarının doğması halinde Musk ile de adımlar atılabilir.